Klostrofobi Nedir Belirtileri Ve Tedavisi

Klostrofobi Ne Demek

Klostrofobi, kapalı yerlerde kalmaktan korkanlar için bir fobi olarak adlandırılır. Yani bir kişinin kapalı bir mekanda kalması gerektiği zaman ciddi bir iç sıkıntı yaşayarak ve beraberinde fizyolojik belirtilerin ortaya çıkması ile kişinin kendisini daha da kötü hissetmesine sebep olan bir rahatsızlık diye tanımlanabilir. Bu tanımda fobisi olan kişiler, küçük ve kapalı mekanlara giremezler, eğer böyle kapalı mekanlara girerlerse panik atak geçirerek, nefes alamamaktan ve boğulmaktan şikayet ederler.

Klostrofobi Nedir 

Bu fobinin belli bir nedeni olduğu söylenemez. Genellikle küçük yaşlarda veya ergenlik döneminde yaşanmış olan bir travma sonucu bu fobi oluşabilir. Bir çocuğun kapalı bir ortama kilitlenmesi yada farklı şekillerde cezalandırılması yada bir film veya rüyada görülen bir kötü olaydan etkilenilmesi klostrofobinin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Ailede bu hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Nasıl mı? Aşırı evhamlanarak, kaygılı olarak ve korkularını kontrol edemeyerek bu fobiyi oluşturur. Böylece çocuklar veya diğer bireyler karşısındaki hasta kişiden etkilenerek bu davranışların yansımasını kendisinde görmeye başlar. Klostrofobinin derecesi ve ciddiyeti kişiler arasında farklılık gösterebilir.

Bu fobiye sahip kişiler asansörler, küçük mekânlar, kapalı yerler ve kalabalık mekânlar da sürekli bu korkuyu yaşayabilmektedirler. Bazıları da lunapark gibi eğlence mekânlarında emniyet kemeri kullanılması gereken trenlerde de korku yaşayabiliyorlar. Bu fobiye sahip olanlar genelde kaygı seviyeleri yüksek ve gergin kişilerdir. Kişilerin %10’unda farklı seviyede kapalı mekân korkusu, %2’sinde de şiddetli seviyede vardır.

Klostrofobinin Belirtileri

Kişinin bulunduğu ortamda sıkışmış hissetmesi, duvarların üzerine geliyor gibi hissetmesi bu hastalığı ortaya çıkartır. Bu kişiler bir ortamda kilitli kaldıkları zamanda da aynı korkuyu yaşarlar. Ayrıca bu tip ortamlarda kişilerin boğuluyormuş gibi hissetmeleri sık görünen belirtilerdendir. Terleme, titreme, çarpıntı, nefes darlığı, baygınlık hissi, vücutta uyuşma, ağlama krizi gibi nedenler ortaya çıkabilir. En çok görünen belirti ise boğulma hissi olarak karşınıza çıkar. Bu korkuların sürekli olarak ortaya çıkması ile kişi bu rahatsızlıkları tetikleyecek ortamlardan uzak kalmayı tercih eder. Bunlara örnek;

  • Uçağa binemez.
  • Sinemaya gidemez.
  • Asansörden kaçar.
  • Hastanelerde Mr çekimlerine bile girmez.
  • Kapalı mekanlarda çıkış yerine yakın yerlere oturur.
  • Mekanlar geniş bile olsa kapıları kapalı, pencereleri küçük ve az sayıda ise ve kalabalık yerlerde duramazlar. Endişeye kapılırlar.

Klostrofobi başlayan bir çocukta yeni bir ortama uyum sağlayamama yada anneye aşırı bağlılıkla yapışma, çabucak heyecanlanma gibi davranış bozuklukları sergilerler. Yetişkinlik dönemde de bu hastalık başlayabilir. Panik atakla birlikte stres ve depresyon belirtileri ve aşırı sinirlilik ortaya çıkabilir.

Klostrofobinin Tedavisi

Psikolojik sebepler ile ortaya çıkan bu hastalık yine psikolojik tedavi yöntemi ile çözümlenmelidir. Bu fobi günlük yaşamı etkiliyor ve ruh sağlığı bozacak kadar şiddetli seviyede ise mutlaka doktor desteği alınmalıdır. Hasta öncelikle kendi rahatsızlığına inanmalı ve yaşayacağı problemlerin farkına vararak bu tedaviye başlanması sağlanmalıdır.
Tedaviye başlamadan önce, korkuların başladığı zamanı, nasıl ve neden yaşandığı, ne kadar sıklıkta atak geçirdiği gibi belirtiler araştırılarak tedavi uygulaması yapılmalıdır. Tedavide genellikle psikoterapi uygulanır.

Klostrofobi

Terapi yönteminde korkuları yenmek, korkuları ortaya çıkararak yüzleşmek ve kaygılarını tespit ederek alıştırmalar yapılarak kişilerin düşüncelerini kontrol etme çalışmaları yapılmaktadır. Fakat bu yöntem mutlaka bir uzman eşliğinde yapılmalıdır. Gevşeme ve nefes egzersizleri ile rahatlama sağlanır. Klostrofobi rahatsızlığı eğer depresyon veya anksiyete bozukluğunu ortaya çıkartmış ise bu tedavilerin yanında antidepresan ve sakinleştirici gibi ilaç takviyesi verilir. Psikoterapi yönteminin yanında verilen ilaçların kullanımı doktorun önerdiği dozdan başka şekilde alınmamalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ