Farz Nedir Ne Anlama Gelir Ve Kaça Ayrılır

Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed ( S.A.S ) efendimizin tebliğini yaptığı İslam dinini ve bilinmesi gereken dini bilgileri Bilginler ekibi olarak Dini Bilgiler bölümümüzde sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Bu yazımızda ise Farz Nedir Ne Anlama Gelir Ve Kaça Ayrılır konulu makalemizi inceleyelim.

Farz Nedir

Farz; dinen yapılması emir niteliğinde olan yapılması zorunlu ve gerekli dini görevlere denilmektedir. “Namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz.” (Bakara, 2/43) ayetinde gördüğümüz gibi Allah bize namazı kılmamız ve zekatımızı vermemiz konusunda emretmiştir ve bu durumda namaz ve zekat Müslümanlar için farz olan ibadetlerdir.

Farz kelime anlamı olarak bir şeyi kesinleştirme, paylara ayırma, takdir etmek anlamlarını karşılamaktadır. Fıkıh ilminde ise Allah ve Peygamber Efendimizin kişiden yapılmasını istediği zorunlu fiillere denilmektedir.

Farzın Anlamı Nedir

Hanefiler Farzı İki Şekilde Kat’i ve Zanni Olarak Ayrırlar

Fiilin yapılması kesin ve zorunlu olarak istenildiğini gösteren delil kat’i ise farz kavramı, zanni ise vacip kavramı ile ortaya çıkmaktadır. Üzerimize farz olduğu delillerle kesinleşen ibadetlere; Ramazan ayında tuttuğumuz oruç, namaz kılarken rukü ve secde yapma, abdest alırken yüzün yıkanması gibi görevleri örnek verebiliriz. Yatsı Namazından sonra kılınan Vitir namazı, Ramazan ayında verilen fıtır sadakası gibi görevler vacip olan ibadetlerdir. Fıkıh ilmi ile ilgilenen kişilerin çoğu farz ve vacip kavramlarını birbirlerinden ayırmadan eş anlamlı kelimeler olarak kullanırlar. Bazı zamanlarda ise Hanefiler vacip kavramı içerisinde farz kavramını da kullandıkları ve amel olarak zorunlu oluşunu düşünerek vacip için ameli farz demektedirler. Bununla birlikte ameli ve itikadi farz ayrımını oluşturmaktadırlar.

Hanefiler İçin Farz Ve Vacip Kavramlarının Önemi

Farz olan görevleri inkar etmek dinden çıkmakla sonuçlanmaktadır. Geçerli mazereti olmadan farzı terkeden kimse Allahın emirlerine itaat etmeyen kimse olur. Vacibin inkar edilmesi durumu dinden çıkmakla sonuçlanmaz. Her iki kavramın mazeretsiz terk edilmesi durumu iyi karşılanmasada vacibin terki farza göre daha az kusur olarak nitelendirilir. Farzın terkedilmesinde amelin tekrar telafi edilme imkanı bulunmamaktadır. Vacibin terkedilmesi durumunda ise telafisini gerçekleştirmek için imkan tanınmaktadır. Örneğin hac ibadetini yaparken Arafat’ta vakfe farz ibadet olduğundan dolayı terkedilme durumunda hac ibadeti batıl olmaktadır. Safa ve Merve arasında vacip olan ibadet terk edilirse ceza kurbanı vasıtasıyla telafi imkanı bulunmaktadır.

Farz Kavramı Kaça Ayrılır

Farz kavramı farz-ı kat’î farz-ı zannî olarak ayrıldığı gibi farz-ı ayn, farz-ı kifâye  kısımlarına da ayrılır.

Farz-ı Ayn: Yükümlülerin her birinin yapması gerekli olan farz kavramıdır. Örneğin namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi.

Farzı Ayn Nedir

Farz-ı Kifâye: Yükümlülerinin bir kısmınınn yapması durumunda kalanlarının sorumluluğunun kalkması durumundaki farzdır. Örneğin cenaze namazının kılınması, cihad, kaza ve fetva işlerinin yapılması gibi görevler bu farza örnek gösterilebilir. Bu görevleri yerine getirenler sevap kazanmış olurlar.

Farz-ı Kat’i: Şer’i delilin açık bir ifade ile yani Kur’anı Kerim de yada Efendimizin hadislerinde kesin olduğu belirlenmiş olan farzdır. Hem itikadi hem ameli özelliği olduğu için bu farza farz-ı itikadî ve farz-ı amelî ifadeleride kullanılmaktadır.

Farz-ı Zannî: Kuran ayetlerine ve hadislere dayanarak, onları yorumlayanlar için kat’i bir delile yakın seviyede kuvvetli olduğu tespit edilen zanni bir delil ile kesinleşen farzdır. Bu farzı inkar eden dinden çıkmaz.

İlginizi Çekebilecek olan bir diğer makalemiz Vacip Nedir Vacip Olan İbadetler Nelerdir konulu yazımız için lütfen linke tıklayınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ